Sitem Var Ama Müşteri Gelmiyor: 8 Sebep
10.08.2026

Site yayında ama telefon çalmıyor. Sorun görünürlükte mi, ikna tarafında mı? On dakikada kendiniz kontrol edebileceğiniz sekiz madde.
Siteniz yayında, adres kartvizitte yazıyor, hatta güzel de görünüyor. Ama telefon çalmıyor. Bir yıl önce ödediğiniz parayı düşünüp "boşa gitti" diyorsunuz.
Çoğu zaman sorun sitenin tamamı değil, tek bir yerdeki tıkanma. Ve o tıkanmayı bulmak için ajans çağırmanıza gerek yok — büyük kısmını on dakikada kendiniz kontrol edebilirsiniz. Bu yazıda sırasıyla nereye bakacağınızı anlatıyoruz.
Önce şu ikisini birbirinden ayırın
Her şeyden önce cevaplanması gereken bir soru var: siteye kimse gelmiyor mu, yoksa geliyor ama iletişime geçmiyor mu?
İkisi tamamen farklı problemler. Birincisi görünürlük sorunu, ikincisi ikna sorunu. Yanlış tarafı tamir ederseniz para ve zaman gider, sonuç değişmez.
Cevabı öğrenmenin en hızlı yolu Google Analytics ya da Search Console. Yoksa da sorun değil, aşağıdaki kontroller yönü zaten gösterecek.
Kimse gelmiyorsa: görünürlük tarafı
Google'da gerçekten var mısınız?
Google'a şunu yazın: site:sitenizinadi.com
Çıkan sonuç sayısı, Google'ın sitenizden kaç sayfa tanıdığını gösterir.
- Hiç sonuç yoksa siteniz Google'ın dizininde değil. Sebebi genelde teknik: site "arama motorlarına kapalı" ayarıyla yayına alınmış, ya da hiç bildirilmemiş. Bu tek başına telefonun çalmamasını açıklar.
- Sadece 1-2 sonuç varsa sadece ana sayfanız tanınıyor demektir. Hizmet sayfalarınız ya yok ya da Google'ın ulaşamadığı bir yapıda.
- Sayfalarınız çıkıyorsa görünürlük tarafı ayakta, sorun büyük ihtimalle aşağıdaki ikinci bölümde.
Kendi işinizi aratınca çıkıyor musunuz?
Firma adınızı aratın. Çıkıyorsanız iyi. Ama asıl mesele şu: kimse sizi adınızla aramıyor. Sizi tanımayan biri "Konyaaltı diş kliniği" ya da "Muratpaşa kuaför" diye arıyor.
O aramayı yapın ve kaçıncı sırada olduğunuza bakın. Görünmüyorsanız site "var" ama iş getirmiyor demektir — çünkü sizi arayan zaten müşteriniz.
Google İşletme Profiliniz eksik mi?
Yerel işletmelerin çoğunda ziyaretin büyük bölümü siteden değil, haritadan gelir. Profil yoksa ya da yarım doldurulmuşsa, en hazır müşteri kitlesini kaçırıyorsunuz.
Kontrol edin: adres, telefon, çalışma saatleri, fotoğraflar, hizmet listesi eksiksiz mi? Yorumlara cevap veriyor musunuz?
Bu konuyu ayrı bir yazıda madde madde anlattık: Küçük işletmeler Google'da nasıl bulunur
Sitede okunacak hiçbir şey yok
Beş satırlık "hakkımızda" ve bir iletişim formundan ibaret bir sitenin Google'a verecek bilgisi yoktur. Arama motoru sizi bir konuda uzman sayabilmek için o konuda yazılmış bir şey görmek ister.
Hizmetlerinizi ayrı sayfalarda, gerçek cümlelerle anlatmak çoğu küçük işletmenin atladığı ve en çok işe yarayan adımdır.
Geliyor ama kaçıyorsa: ikna tarafı
Telefonda yavaş açılıyor
Sitenizi kendi telefonunuzdan, wifi'siz açın. Kapak görseli gelene kadar geçen süreyi sayın.
Üç saniyeyi geçiyorsa ziyaretçilerin bir kısmını daha içeriği görmeden kaybediyorsunuz. Yavaşlığın en yaygın sebebi optimize edilmemiş görsellerdir: fotoğraf makinesinden çıkmış 4 MB'lık kareler siteye olduğu gibi yüklenmiştir.
Telefon numarası ilk ekranda değil
Telefonunuzdan siteyi açın ve kaydırmadan bakın: aranacak bir numara ya da WhatsApp butonu görüyor musunuz?
Görmüyorsanız, müşteri onu aramak zorunda kalıyor. Aramaz. Geri gider ve bir sonraki sonuca tıklar.
Ne iş yaptığınız üç saniyede anlaşılmıyor
Ana sayfanızı bilmeyen birine gösterin. Üç saniye bakıp kapatsın. Sonra sorun: bu firma ne yapıyor, nerede?
Cevap veremiyorsa başlığınız çalışmıyor demektir. "Kalite ve güvenin adresi" gibi cümleler kimseye bir şey anlatmaz. "Konyaaltı'nda diş kliniği" anlatır.
Güven verecek hiçbir şey yok
Ziyaretçi sizi tanımıyor. Bilmediği bir yere para vermeden önce birkaç sorunun cevabını arıyor: burası gerçek bir yer mi, kim çalışıyor, nerede, sorun çıkarsa kime ulaşırım?
Gerçek fotoğraf, açık adres, harita, ekip bilgisi ve sık sorulan sorular bu boşluğu doldurur. Stok fotoğraflar doldurmaz — herkes onları tanıyor.
Site son güncellendiğinde 2019'du
Fiyatlar eski, "yeni yıl kampanyamız" iki yıl önceki yıla ait, ekip fotoğrafındaki kişilerin yarısı ayrılmış. Ziyaretçi bunu görünce "burası kapanmış olabilir" diye düşünür.
Güncel olmayan site, olmayan siteden daha kötü sinyal verir.
On dakikalık kontrol listesi
Telefonunuzu alın ve sırayla bakın:
site:sitenizinadi.comaramasında kaç sayfa çıkıyor?- Kendi hizmetinizi + semtinizi arattığınızda ilk sayfada var mısınız?
- Google İşletme Profiliniz dolu mu, yorumlara cevap veriyor musunuz?
- Site telefonda kaç saniyede açılıyor?
- Kaydırmadan aranacak bir numara görüyor musunuz?
- Ne iş yaptığınız ilk ekranda yazıyor mu?
- Gerçek fotoğraf ve açık adres var mı?
- Sitedeki en son bilgi ne zamana ait?
Bunlardan üçüne ve fazlasına "hayır" diyorsanız sorun tek bir yerde değil, yapının kendisinde.
Peki ne yapmalı: tamir mi, baştan mı?
Kesin bir cevabı yok, ama pratik bir ölçüt var.
Tamir yeterlidir eğer site temelde düzgünse: mobilde açılıyor, sayfaları var, sadece Google kaydı eksik ya da görseller ağır. Bunlar birkaç günlük işlerdir.
Baştan kurmak daha ucuzdur eğer site mobilde bozuluyorsa, yıllardır güncellenmemiş bir altyapıdaysa ya da yönetim paneline kimse giremiyorsa. Böyle bir siteyi yamamak, yeni yapmaktan uzun sürer ve sonuç yine yarım kalır.
Maliyet tarafını merak ediyorsanız neyin fiyatı neye göre değiştiğini ayrıca yazdık: Web sitesi yaptırmak ne kadar tutar
Son olarak
"Site yaptırdım ama işe yaramadı" cümlesinin arkasında genelde kötü bir tasarım yoktur. Google'a hiç bildirilmemiş, telefonda açılmayan ya da iletişim bilgisi gömülü bir site vardır. Üçü de düzeltilebilir.
Yukarıdaki listeyi kendiniz geçemediyseniz sitenize bakalım — nerede kan kaybettiğinizi açık açık söyleriz, ne yapılması gerektiğini de. Beğenirseniz devralırız, beğenmezseniz fikirler sizde kalır.